Merhabalar, bu yazımda Dönüşüm ‘ü incelemeye çalıştım.

Popüler kültür ve Dönüşüm:

Dönüşüm günümüzde popüler kültürün oldukça önemli bir yerinde yer alıyor. Artık kendisini 20. Yüzyılın Genç Werther ‘in Acıları olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır hatta ( Tabi kitap 20. Yüzyıl’da yazıldı ama yine de bir klasik haline gelmesi 21. Yüzyıl’ı buldu diyebiliriz.) Genç Werther’in Acılarından daha çok okunduğunu söylemek bile mümkün.

Çoğumuz bu kitaptan alıntılar yapıyor. Biri kendini aşağılanmış hissettiğinde Gregor Samsa’ya bağladın diye espriler yapıyoruz. Peki bu kitabı bu kadar hayatımızın bir parçası haline getiren şey ne?

Öncelikle kitabın oldukça evrensel bir mesajı anlatmasıyla ortaya çıkıyor bu durum. Kendini toplumdan, ailesinden ve genel olarak insanlardan aşağı gören herkese yani herkese hitap ediyor kitap. Tabi bunu itiraf etmekten hiçbir Kafka sever hoşlanmıyor ama Dönüşüm’ün bu kadar çok okunmasının sebeplerinden biri kitabın oldukça kısa olması.

Kitabı sıkıcı bulup bitiremeyenlerimiz de var ama benim gibi bir kitaba sıkıcı dememek için çırpınan bir bünyeye de sahipseniz diye söylüyorum. Kitap asla sıkıcı veya uzun değil. Şahsen ben sıkıldığım bir derste başlayıp bitirmiştim.

Tabi tek sebebi kısa olması veya evrensel bir mesajı olması değil kitabın bu kadar popüler olmasının. Kitabın kahramanı Gregor’un ölmesi bile olumlu yönde etkiliyor kitabı.Ayrıca kim böceğe dönüşen bir insanın hayatını okumak istemez.

Yeni yeni icatlar:

Tabi bu kadarla da kalmıyor olay. Maalesef kitap daha çok okundukça kendisi ile ilgili tuhaf fikirlerde ortaya çıkmaya başlıyor, hepsine teker teker değinmeyeceğim ama bir tanesi çok ilgimi çekti paylaşmasam olmaz.

Franz Kafka Dönüşüm ‘ü yayın evine gönderip intihar etmedi. Franz Kafka intihar bile etmedi. Yaklaşık yedi yıl veremle savaştı ve veremden öldü. Ayrıca kendisinin depresif bir yazar olarak anılmasını sağladı bu tuhaf iddia.

Yalnız bu da doğru değildi. Evet, Franz Kafka uyku sorunları yaşar ve uykudan önce gördüğü hayallerle ilgili yazdığı için dünyadaki en optimist kitaplar değildir Franz Kafka’nın yazdıkları. Yine de aklından asla intihar düşüncesi geçirmemiştir. Aksine o son güne kadar hayatta kalma umuudunu kaybetmemiştir.

Bunun yanında gerçekte çok da depresif bir insan değildir. Hatta bizim oturup ciddi ciddi okuyup incelemelerini yazdığımız kitapları o bir mizah unsuru olarak kullanmıştır. Gülmeyi çok sever. Öyle ki yazdıklarını insan içinde okuduğunda kendini gülme krizine girmekten alamaz salon da o andan sonra bir mizah unsuru olarak algılar yazılanları ve salon da gülmeye başlar. Belki Dönüşüm’de değil ama Dava ve Amerika’da oldukça etkili olmuştur bu durum.

Dönüşüm’ün hikayesi:

Üzgünüm, Dönüşüm’ün hikayesi yukarıda bahsettiğim kadar gülünç değil. Aksine böcek benzetmesi kendisinin çocukluk travmalarına dayanıyor. Babası ona sinirlenince hep bir böceğe benziyorsun dermiş. Özellikle Babaya Mektup’ta da görülebilir bu tuhaf ilişkinin Kafka’da bıraktığı hasar ama hiç bir şey üzerinde bu yersiz böcek benzetmesi kadar etkili olamamış. belki sosyal bir gerilim korkusu haline gelmemiş bu ama yine de Franz Kafka ‘nın kendisini hep toplumun aşağısında görmesine sebep olmuş ve en çok bilinen eserine de konu olmuş bu.

Gregor ve Franz Kafka:

Gregor ve Franz Kafka’nın ailesi büyük oranda benzerlik gösteriyordu. Hatırlarsanız Gregor’la tek ilgilenen kız kardeşiydi. Ottla’yı temsil ediyordu bu. Gregorun annesi ortadaydı her zaman. Tıpkı Julie Kafka’nın her konuda arada kalması gibi. Babası acımasız ve zalimdi zaten ama buraya buraya değinmiştim. Doğal olarak Gregor da Franz Kafka’ya oldukça benziyordu. Kendinden bir parçaydı hatta.

Kafkaesk:

Dönüşüm

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir