Merhabalar, bu yazımda amacım çoğu Franz Kafka kitabını onun hayatıyla eşleştirmek ve tabi ki sadece ve sadece kendisi için yazdığını kanıtlamak. Huzurlarınızda Franz Kafka ‘nın sadece kendi için yazdığının kanıtları…

Korkularını yansıtması:

Franz Kafka’nın çoğu romanı korkularıyla ve rahatsızlıklarıyla alakalıdır. Örneğin Franz Kafka’nın yalnızlığından şekillenmiştir Amerika. Aynı Karl gibidir o da. Evet, o hiç gitmediği bir ülke olan Amerika’da yaşamıyordur belki ama en az Karl kadar yabancı hissediyordur kendini dünyaya. Ait değildir yaşadığı yere o da biliyordur ve asla da olamayacaktır. Böylece korkularını anlatabilmek için yazmayı seçer. Bu durumu çoğu eserine uygulamak mümkün. Örneğin Açlık Sanatçısı‘nın çıkış noktası Franz Kafka’nın yemek yemekten hoşlanmamasıdır. Dava da ise Bay K gibi işlemediği daha doğrusu bilmediği bir suçtan yargılandığını hisseder Kafka. Evet, bütün dünya onu suçlu buluyordur ve sorguluyordur. Peki ya neden? Kısacası Franz Kafka’nın sadece kendi için yazdığının en büyük kanıtlarından biri korkularından eserlerinde korkusuzca bahsedebilmesidir.

Çocukluk travmalarından çokça bahsetmesi:

Franz Kafka’nın yazma sebeplerinden en büyüğü ise çocukluğu ve doğal olarak babasının ona uyguladığı baskıdır. Hermann Kafka ve Franz Kafka hiçbir zaman iyi geçinmemiştir ve Franz Kafka da babasına olan korkuyla karışık saygısını anlatmanın en iyi yolunun yine yazmak olduğuna karar vermiştir. İlginç bir şekilde en büyük çocukluk travması en ünlü eserinin ilham kaynağı olmuştur. Evet, Dönüşüm. Bir gece yemekte babası Kafka’ya çok sinirlenir ve ona “Sen tam bir böceğe benziyorsun.” der. O günden sonra Franz Kafka hep kendisini küçük ve iğrenç görmeye başlar ve yıllar sonra Dönüşüm’ü yazar. Ayrıca Gregor Samsa’nın babasıyla da kayda değer bir benzerlik göstermektedir Hermann Kafka. Gregor’un iyi bir işinin olması veya bir böceğe dönüştüğü için kötü hissetmesi önemli değildir. Önemli olan Gregor’un iğrenç bir böcek olması ve evden atılması gerektiğidir.

Mektupları:

Franz Kafka belki de hayatına en yakından şahit olabildiğimiz yazar. Bunu sağlayan şey ise Kafka’nın mektupları ve bu mektuplarda kendini ifade ediş şekli. Kafka bu mektuplarda da kendini rahatlatmak ve özgürleştirmek için yazdığını söylemişti. Ayrıca Milena’ya Mektuplar‘da Franz Kafka’nın Milena’nın mektuplarını yaktığını söyler ve Milena’dan da aynı şeyi yapmanızı ister. Kısacası biz bugün içimiz daraldığında elimize bu mektupları alıp mutlu oluyorsak bu tamamen Milena’nın insafı ve Max Brod’un inatçılığı sayesinde.

Kendine iyi gelmediğini bilmesine rağmen yazmaya devam etmesi:

Franz Kafka yazmanın kendine iyi gelmediğinden sıklıkla bahseder. Hatta Felice’ye Mektuplar‘da yazmaya biraz ara vereceğini çünkü böyle idare edemediğini söyler. Dediğini yapar önce yazmamanın ona iyi geldiği kanısına varır ama sonra yazmamanın da onu daralttığını fark eder. Kısacası kendine iyi gelmediğini bile bile ona iyi gelmesi umuduyla yazmaya devam eder Kafka. Hatta bu belki onun sadece kendisi için yazdığının en büyük kanıtıdır.

Gördüğü hayalleri yazması:

Kendisinin çoğu eseri uyumadan daha doğrusu uyuyamadan önce gördüğü hayallerin temeli üzerine oturtulmuştur. Hayallerinin baş rolde olduğu eserlerinden biri de Ceza Sömürgesi ‘dir.

Yazdıklarını hayattayken çok da ciddiye almaması:

Franz Kafka yaşarken asla yazdıklarının satılacağını veya okunacağını düşünmedi. Evet, yazdıklarının birkaç yerde basıldığını biliyordu. Zaten kendi de öykülerin ve romanlarının dönemin edebiyat dergilerinde bulunmasından hoşnuttu. Üstelik bu iş sayesinde ek gelir de kazanıyordu. Yine de hiçbir zaman sigortacılık işini bırakıp tam anlamıyla bir yazar olmayı geçirmedi aklından (Birkaç bunalım anında şaka ile karışık bu durumdan söz etmiş olsa da bu Berlin’e veya Viyana’ya taşınma kararlarından farklı değildir.). O yazmayı hep işten sonra bir akşamda veya tatil günlerinde yapılacak bir iş olarak gördü ve kendisinden başka kimseye hitap etmek gibi bir kaygısı yoktu.

Max Brod’a her şeyi yakmasını söylemesi:

Max Brod’un yaptığının doğruluğu tartışılır (Ki onun yaptığı bence yapılacak en doğru şeydir.) ama yine de Franz Kafka’nın bu isteğini Max’a sunması onun bu yakma işini gerçekten ciddiye aldığının kanıtıdır. Zira Max hayatı boyunca Kafka’nın en iyi arkadaşı olmuştur ve ondan istediği son şey onun elinden çıkan her şeyi yakmasıdır. Tabi, o böyle bir şey yapmadı ama yine de Kafka’nın bu isteğinde ne kadar ısrarcı ve ciddi olduğunu eminim o da biliyordu.

Kitaplarını okurken gülme krizine girmesi:

Bu oldukça ilginç bir bilgi zira ben duyduğumda oldukça şaşırmıştım. Franz Kafka yazarın kendi kitabını okuduğu etkinliklere katılırmış ve bu etkinliklerde eserlerini okurken gülme krizine girermiş (İddiaya göre yazdığı her şeyi biraz da gülünç yazarmış zaten.). Üstelik böylece okuduğu kitle de gülmeye başlarmış. Yani aslında bizim bugün oturup ciddi ciddi tartıştığımız kitaplar bir zaman bizzat yazarı tarafından mizah unsuru olarak kullanılmış.

Aforizmalar ve Mavi Oktav Defterleri:

Max Brod’a gönderdiği telegrafta Aforizmalar’a özellikle değinmiş Kafka. İçinde yazanlar ve yazanların dağınıklığı düşünülürse de haksız değil aslında ama yine de Aforizmalar ve Mavi Oktav Defterleri onun düşünce dünyasını anlamak için resmen bir rehber niteliğinde. Üstelik Franz Kafka’ya da özel bir şeyler ifade ettiği açıkça ortada.

Biliyorum Franz Kafka yazdığı her şeyin yok olmasını istedi ama bunu düşünmek bile benim içimi acıtıyor şimdi. Gerçekten de ya Max Brod Kafka’nın isteğini yerine getirseydi ya kimsenin Dönüşüm‘den bile haberi olmasaydı. Sizi bilmem ama benim hayatım aynı olmazdı o zaman çünkü ben ne olursa olsun hayatın olumlu tarafına bakmayı, üzüldüğüm şeyler hakkında yazmayı ve sonra yazdıklarımla dalga geçmeyi ondan öğrendim.

Kafkaesk:

Franz Kafka ‘nın sadece kendi için yazdığının kanıtları:
Etiketlendi:                     

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir