Merhabalar, Bu yazımda 20. Yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Franz Kafka ‘nın son isteği yerine getirilseydi ne olurdu buna bakacağız.

Max Brod bir hain olarak anılmazdı. Hatta hiç anılmazdı.

Öncelikle konuya yabancı olanlar için bir özet geçeyim. Franz Kafka’nın son isteği yazdığı her şeyin yakılmasıdır. Bu isteğini en yakın arkadaşı Max Brod’a söyler ve ölmeyi bekler. Ama Max onun son isteğini yerine getirmez aksine Franz Kafka’nın Milena Pollak‘a yazdığı mektupları bile toplar. Kısacası Franz Kafka’yı 20. Yüzyıl edebiyatına kazandırır. Peki gerçekten dostunun isteğini yerine getirse ne olurdu? Kendisi büyük ihtimal bir hain olarak anılmazdı ama doğru ya hiç anılmazdı ki. Franz Kafka diye birinin varlığından bile haberdar değilken nasıl onun arkadaşlarını anabilirdik. Mümkün mü bu? Yeri gelmişken söyleyeyim. Kafka kitalarının bazı basımarının açılış sayfalarında Max Brod’un bir portresi bulunur. Altında da Franz Kafka’nın son isteğini yerine getirmeyen hain yazar. Peki yayıncılar sorarım size Max en iyi dostuna ihanet etmeseydi siz bu kitabı basıyor olabilir miydiniz?

Kafkaesk diye bir şey olmazdı:

Franz Kafka ‘yı bu kadar özel yapan şey sadece kendine özgü bir tarzla yazmasıdır. Kendisinin korkuları ve üzüntüleri önce yazıya sonra da Kafkaesk’e dökülür. Kafka’dan sonra çoğu yazar bu yazma şeklini benimsemiştir ve hiçbiri bu tarzı Kafka gibi icra edememiştir orası ayrı. Kafkaesk edebiyatta hala yeni olarak nitelendirebileceğimiz bir türdür ve çoğu yazar adayına da ilham kaynağı olmaktadır.

En sevdiğim yazar olmazdı:

Biraz bencilce farkındayım ama gururla söylüyorum Sabahattin Ali ile kendisinin arasında gitmekle birlikte en sevdiğim yazarın ikisi birden olduğuna karar verdim aylar önce. Kısacası onun yokluğu benim hayatımda dolmayacak bir boşluk açılması anlamına gelirdi. İşin kötüsü ben bu boşluğun içimde var olduğunu bile bilmezdim çünkü Kafka diye bir yazarın varlığından haberim bile olmazdı.

Kafeinden kaçan birinin olduğunu bilemezdik:

Kahve ve çaydan hoşlanmayan ve bir sevdiği göndermedikçe çikolata yemeyen bir adam düşünün buyurun karşınızda Franz Kafka. Kendisinin kafeinle savaş halinde olduğunu özellikle Milena’ya ve Felice’ye yazdığı mektuplarda görmek mümkün. Gerçekten dünyada benden başka kafeinden korkan birinin bulunması ve üstelik o kişinin Kafka olması beni çok mutlu ediyor. Milena’ya sürekli çay içtiği için ne kadar kızdığını da hatırlatmak isterim bu arada.

Her şeye rağmen demeyi öğrenemezdik:

Herkesin Kafka’dan öğrendiği bir şey veya onunla ilgili bir anısı vardır. Benim ondan öğrendiğim en büyük şey ise her şeye rağmen diyebilmek. Uykusuzluk yaşayabilirsininiz, verem olabilirsiniz, et veya yemek sevmeyebilirsiniz, babanızdan kaçacak yer arayabilirsiniz bunların hiçbiri yine de diyememeniz için sebep değildir.

En büyük korkularımızı yeteneğe çeviremezdik:

Franz Kafka en büyük korkularını kullanarak en iyi yazarlardan biri haline gelmedi mi?

Franz Kafka diye bir yazar olmasaydı daha doğrusu biz böyle bir dehadan haberdar olmasaydık ne olurdu bir düşünsenize. Üzüldüğünüzde kiminle konuşurdunuz.

Kafkaesk:

Franz Kafka ‘nın son isteği yapılsa ne olurdu?
Etiketlendi:                     

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir