Merhabalar, bu yazımda Hep Genç Kalacağım ‘ı incelemeye çalıştım.

Dikkat, Dİkkat!!!

Yazılarımın yarısına böyle başlıyorum farkındayım ama emin olun tek amacım sizi en sevdiğim yazarlardan soğutmamak. Diyeceksiniz ki şimdi derdin ne? Haklısınız, Hemen açıklayayım. Hep Genç Kalacağım Sabahattin Ali ‘nin bütün hayatına tanık olmamaızı sağlayan bir mektup kitabıdır. Kitapta bulunan çoğu mektup Sabahattin Ali ‘ye ait değildir ( Aliye Ali ‘ye yazılmış olanlar dışında.). Mektuplar Sabahattin Ali ‘ye yazılmış neredeyse bütün mektupların toplamıdır ve Sabahattin Ali’ nin o meşhur sandığından çıkmıştır. Kısacası Milena’ya Mektuplar gibi bir kitap okumayı umuyorsanız. Üzgünüm hayalleriniz gerçekleşmeyecek. Yanlış anlamayın lütfen beni kendim böyle zannedip kitabı alıp okuduğum için uyarıyorum sizi. Kitap bu yüzden Sabahattin Ali ‘nin tüm kitaplarını ezberleyecek kadar çok okumamış ( Gerçek deneyime dayanır.) birine hitap etmez. Ayrıca kendisinin bütün kitaplarını okuyup da bu kitabı görünce. Şimdi anladım bunun kaynağı buymuş meğer demek de ayrı bir keyifli oluyor. Bu yüzden lütfen Sabahattin Ali kitaplarını okumaya Hep Genç Kalacağım ‘dan veya sandık ürünlerinden başlamayın. Kürk Mantolu Madonna veya yok beni bitmeyen aşk sahneleri beni sıkar diyorsanız da oldukça hızlı ilerleyen bir köy romanı olan Kuyucaklı Yusuf ‘tan başlayabilirsiniz. Öykü kitaplarından başlamak istiyorum diyorsanız da en güzel seçenek Sırça Köşk olacaktır.

Sabah

Evet, Artık yazımızın okuması keyifli yerine geldik. Benim özellikle ilk mektuplarda çok dikkatimi çekmiş bir yerden başlamak istiyorum. Sabahattin Ali ‘nin akrabaları ona Sabah diyordu. İlk kez bakıldığında durumda bir tuhaflık yokmuş gibi görünebilir haklısınız ama Sabahattin Ali ‘nin babasının adı Salahattin’di ve benim gibi bir çok insan isminin babsınınkinde yola çıkılarak konulduğunu düşündü. Şahsen ben hala bu fikrin yanlış olduğunu düşünmüyorum. Sadece Sabahattin Ali ‘nin babasının adının Salahattin olması ailenin diğer üyelerini ve çocukluk arkadaşlarını kendisine Sabah demelerinden alı koymaymadığını düşünüyorum. Zaten bir çocuğun ismi babasına benzesin diye konuldu diye ona hayatı boyunca böyle hitap etmeye gerek yok ama Sabahattin Ali ‘nin çok iyi dostu Ayşe Sıtkı ‘nın bile ona Sabahattin diye hitap ettiğini düşünürsek çocukluğunda böyle adlandırılmış olmasını ilginç buldum ve yazıma da eklemek istedim.

Öğrencilik Yılları:

Tabi ki Sabahattin Ali ‘nin iyi bir öğrenci olduğunu bilmemiz için bu mektupları okumamıza gerek yok ama yine de aile büyüklerinin ona okuluyla ilgili güzel temenniler sunması bence bu kitabı okumayı biraz daha keyifli hale getirmiş. Zira Sabahattin Ali’nin çocukluk ve öğrencilik yıllarını da güzel bir şekilde açıklıyor mektuplar.

Farklı Görüşlerden Farklı İnsanlar:

Benim mektuplar içinde en çok dikkatimi çeken olgulardan biri Sabahattin Ali ‘nin etrafındaki bin bir çeşit görüşe sahip insanlardı. Nihal Atsız Sabahattin Ali ‘ yi çok severken onun hapse girmesine sebep olarak gördüğü Nazım Hikmet ‘ten yürekten nefret ediyordu. Tabi Sabahattin Ali bu anlaşmazlıkta Nazım Hikmet ‘in tarafını tuttu ve cevap Nihal Atsız ‘dan çok ağır bir şekilde geldi. İçimizdeki Şeytanlar’dı bu da. Ayrıca Sabahattin Ali ‘nin romantizmden toplumcu gerçekçiliğe geçişini anlamak için de oldukça güzel bir yol bu.

Hapishane:

Hapishane yıllarını da çok net bir şekilde ele alıyor kitap. Ayrıca Sabahattin Ali ‘nin hapishanesini benimsediğini de öğrenmiş oluyoruz bu yolla. Arkadaşlarının ve aişesinin desteğini de görmek mümkün.

Sabahattin Ali’nin Aşkları:

Kitabı okuyan herhangi birinin Sabahattin Ali’nin bütün sevdiklerini sırasıyla aktarabilmesi mümkün. Zira bu kitap hepsini geniş bir şekilde ele alıyor. Tabi bu konuda Aliye Ali ile olan mektupları da oldukça önem kazanıyor. Kendisinin Aliye ile evlenmesinde bir sürü sebep var aslında ve bakıldığı zaman Melahat’e veya Ayşe’ye duyduğu gibi saygı duymuyor Sabahattin Ali Aliye’ye yine de kafasındaki eş profiline uyuyor Aliye Ali.

İçimizdeki Şeytan Alıntıları:

Kitapta Markopaşa’dan daha çok bahsediliyor ama İçimizdeki Şeytan’la ilgili çok ilginç bir detay içeriyor kitap. Ömer’in patronunu tehdit edip para aldığını biliyoruz. Peki aynı şeyi Sabahattin Ali de yapmış desem inanır mısınız? Bence inanın çünkü Hep Genç Kalacağım’da Sabahattin Ali’nin patronunun ona olan mektupları bulunuyor ve Ömer’in patronunun söylediklerine oldukça benzer cümleler içeriyor mektuplar.

Filiz Ali ve Sabahattin Ali:

Son mektupta ağlamayanımız var mı? Bence yok. Son mektubunda bile Sabahattin Ali’nin kızının piyano derslerinin derdinde olması gerçekten çok üzücü. Zaten herkesi kendine sevdirebilen birinin kötü bir baba olması çok da beklenemezdi.

Sabahattin Ali de kim?

İçimizdeki Şeytan

Yeni Dünya

Kürk Mantolu Madonna

Çakıcı’nın İlk Kurşunu

Hep Genç Kalacağım:

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir