Merhabalar, Bu yazımda Sabahattin Ali’nin yeni kitabı olarak, adlandırılan dostu Ayşe Sıtkı ‘ya yazdığı mektupların derlemesi olan Melankoli ‘yi inceledim.

Yeni Derken:

Kitap kapağıyla direkt ilgi çekiyor: Sabahattin Ali’nin hiç okumadığınız ilk ve yeni kitabı. Tabi herhangi bir kitapçıya girip de Sabahattin Ali’nin yeni kitabı var mı sizde? deyince de tuhaf bakışlara maruz kalma olasılığınız oldukça yüksek (Hikayenin detaylılığından anlamışsınızdır zaten ama yine de söyleyeyim. Bu tatsız durum benim de başıma geldi.) Tabi benim gibi Sabahattin Ali’yi kendinden çok seven insanlar yoksa nasıl yani adam mezarından kalkıp yeni kitap mı yazmış? gibi çirkin soğuk esprilere maruz kalmış da olabilirsiniz (Yine kendi hayatımdan alıntı yapmış oldum, kusuruma bakmayın lütfen.). Yine de bu saçma soru mantıklı bir cevabı hak ediyor. Hayır, Sabahattin Ali mezarından kalkıp yeni bir mektup kitabı yazmadı. Zaten artık mektupta kalmadı maalesef (Mektup arkadaşı arıyorum çenesi düşük bir mektup arkadaşı isterseniz yorum yazın veya Bana Ulaşın sayfamdaki iletişim formunu doldurun. Gerçekten beni çok mutlu edersiniz.) Bu kitap Sabahattin Ali’nin iki gözüm diye hitap etmeyi sevdiği dostu Ayşe Sıtkı ‘ya yazdığı mektuplardan oluşuyor. Melankoli olarak adlandırılmasının sebebi de Sabahattin Ali’nin Ayşe Sıtkı ile aktif olarak yazıştığı hapishane aylarında Melankoli adında bir şiir yazması. Zaten kitabın formatı düşünülürse daha güzel bir isim de düşünemiyorum ben.

Hep Genç Kalacağım ve Melankoli:

Peki Mektuplar neden Hep Genç Kalacağım’da yayınlanmadı? Bunu da açıklayayım. Hep Genç Kalacağım Sabahattin Ali’ye yazılmış mektuplardan ve eşi Aliye Ali’ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Sabahattin Ali’nin sandığından bu mektupların basılmasını sağlayan kişi Filiz Ali olduğuna göre zaten mektupların bu kitapta yer alması mantığa pek yatkın değil. Buna ek olarak mektupların cevaplarını bu kitaptan almanız mümkün.

Yayınevi Notları:

Normalde kitap incelemelerinde yayınevi ile ilgili bilgilere yer vermem. Kitap kitaptır çünkü ama bu sefer kendimi tutamadım, öveceğim. Çok fazla mektup kitabı okudum. Zira en çok mektup okumayı severim ama hiçbir yayınevinin bu kadar güzel açıklamalar yaptığını görmedim. Gerçekten ne zaman ne olmuş çok güzel bir şekilde açıklamışlar ve çoğu mektup kitabında yaptığımız gibi şifre çözmemize gerek kalmamış. Kısacası benim bu yazıda açıklamam gereken çoğu şeyi onlar açıklamış. Bana gerek kalmadı aslında.

Tabi benden bu kadar pozitif bir yorum çıkmaz genelde hemen bir eleştireyim de normal bir yazı haline gelsin bu da. Maalesef kitap basılırken mektupların önemli çoğunluğunu kesmişler. Neden böyle bir şey yaptıklarını ben hiç anlayamadım zira söz konusu Sabahattin Ali ise önemsiz olabilecek bir detay yoktur okuyucu için. Tek bildiğim okuma keyfimizi azalttıkları. Evet, kitap hala çok güzel notlar hala yerinde ama Milena’ya Mektupları kesilmiş halde okuduğunuzu düşünebiliyor musunuz? Bu ikilinin birbirine günde üç defa mektup yazmaması mektuplarının kesilmesi gerektiği anlamına kesinlikle gelmiyor bence. Kitabın çok uzun olma riskini de önlememişler çünkü kitap tam olarak 205 sayfa. Kısacası bütün mektuplar eklense bile 500 sayfayı geçmeleri mümkün değil. Bu özellikle benim çok değer verdiğim bir konu zira internette de basılmayan mektupları oldukça kapsamlı bir şekilde aradım ve maalesef bir sonuca varamadım. Umarım yakında bütün mektupları basarlar ve ben bu yazdıklarıma bir edit atıp özür dilemek ve ek olarak teşekkür etmek zorunda kalırım.

Mor Mürekkep:

Sabahattin Ali deyince akla gelen birkaç bir şey vardır. Yeşil mürekkeptir bunlardan biri de. Peki bu başlık ne iş? Hemen açıklayayım. Sabahattin Ali hapisteyken eşil mürekkebi bitmiş ve arkadaşı Pertev’den ona yeşil mürekkep almasını ister. Pertev de yeşil mürekkep bulamayınca Sabahattin Ali ‘ye mor mürekkep getirir ve Sabahattin Ali de kalan son yeşil mürekkebini Ayşe’ye yazdığı mektupta kullanmaya karar verir. Zaten çoğu şeye baktığımda Sabahattin Ali’yi hatırlıyordum (Kurbağalar, mercimek pilavı yoğurt ve biber turşusu (Kendisi sayesinde en sevdiğim yemeklerden birine kavuştum.)ama bundan sonra mor mürekkep biz Sabahattin Ali severlere ayrı bir acı verecek diye düşünüyorum.

Nedena okunmalı, okutmalı ve okutturulmalıdır?

Melankoli gerçekten kelimelere sığdırılabilecek bir kitap değil. Öyle ki resmen yanınızda Sabahattin Ali oturuyormuş gibi hissettiriyor size. Sabahattin Ali’ti anlamanın en güzel yolu bu kitabı okumak. İçini sanırım bir tek Ayşe’ye açabilmiş böyle. Zira çok sevdiği eşine yazdığı mektuplar bile bunlara göre oldukça yüzeysel. Üstelik başka çoğu kitapta yazmayan bilgilere de ulaşmak mümkün bu kitaptan, Sabahattin Ali’yi dava eden kişinin Kuyucaklı Yusuf’un editörü olması gibi. Siyasi görüşüne de en net yer verilen kitaplardan biri bu ayrıca.

Sabahattin Ali de kim?

İçimizdeki Şeytan

Yeni Dünya

Kürk Mantolu Madonna

Çakıcı’nın İlk Kurşunu

Hep Genç Kalacağım

Melankoli: Sabahattin Ali’nin “Yeni Kitabı”
Etiketlendi:         

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Melankoli: Sabahattin Ali’nin “Yeni Kitabı”” üzerine 2 düşünce

  • 1 Ağustos 2019, 22:29
    Kalıcı bağlantı

    Ececiği ben Cem amcan S. Ali ile ilgili yorumları çok güzel. O Türkiyenin genç yaşta öldürülen önemli bir değeri. Sinop cezaevinde yattığı koğuşu gidip gördüm orada inan daha farklı duygular yaşıyor insan. İnşallah bir gün sende orayı görürsün. Bende çok severim S.Aliyi özelliklede “Aldırma Gönül’ şiirini ve bu şiire yapılan şarkıyı. Şuanda bizim evdede S.Ali okunuyor. Güler teyzen en son Kuyucaklı Yusufu okudu. Tüm kitaplarını alalım diyor. S.Ali ile ilgi duygularını çok güzel yazmışsın. Bence bu yorumunu içinden nasıl geliyorsa öyle yapmışsın bunu çok beğendim. Yaşat Kemali okudun mu bilmiyorum onuda çok seversin diye düşünüyorum. Kitaplığa baktım kürk mantolu madona ve kuyucaklı yusuf var bizde okumadıysan sana gönderebilirim. Kendine iyi bak okumaya devam et. Selamlar…

    Cevapla
    • 2 Ağustos 2019, 08:45
      Kalıcı bağlantı

      Öncelikle çooook teşekkür ederim. Yorumunuz beni çok mutlu etti. Sabahattin Ali konusunda kesinlikle haklısınız ne zamanında ne de şimdi hak ettiği değeri görmüyor maalesef. Sizin evde de kendisinin bu kadar sevilmesi beni çok mutlu etti. Zira benim çevrem Türk Edebiyatı denilince dudak büken insanlarla dolu (Biraz iğnelemiş oldum sevgili ailem sizi artık kusuruma bakmayın.). Güler Teyzeme de çok selamlar. Teklifiniz için teşekkür ederim ama emin olun bende bir kitapçıda olduğundan çok Sabahattin Ali kitabı var. Tekrardan çooook teşekkür ederim. Çok iyi ve bol okumalı günler diliyorum.

      Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir