Merhabalar, Bu yazımda Gustave Flaubert’in kısa öykülerinden biri olan Saf Bir Yürek ‘i incelemeye çalıştım.

Ön söz:

Kitabın ön sözü oldukça ilginç ve kendisinden oldukça çok şey öğrenmek de mümkün. Benim bu yazıya bu başlığı eklememin sebebi ise önsözde bahsi geçen mektup. Gustave Flaubert ‘in alaylı bir dil kullanmayı sevdiğini hepimiz biliriz. Onun edebiyatında çokça örneği vardır bunun (Özellikle Bilirbilmezler’in yazılış amacıdır çağdaşlarla dalga geçmek.). Saf bir Yürek şaşırtıcı şekilde onlardan değildir. Aksine Gustave Flaubert bu hikayeyi yazarken bizi ağlatmak istemiştir. Peki nesi ilginç bunun? Hemen açıklayayım. Kitabı okuduysanız hikayede bir papağanın yer aldığını ve Felicite’nin onu kutsal ruh ile birleştirdiğini biliyorsunuzdur. Bu baktığınız zaman tam Bilirbilmezler’e konu olacak bir içerik ama maalesef öyle politik düşündüren bir kitap değil bu. Aksine düşüncelerinizi kilitleyen ve bir kitap. Evet, kendisi amacına ulaşmış. Kitabı okuyan gerçekten de ağlamak istiyor ve o absürt papağanı sorgulamıyor bile. Ayrıca bu Gustave Flaubert’in çok yönlülüğünü de gösteriyor. Zira her kitabında yansıtmak istediği bir duygu seçer ve sonuç olarak bunu kesinlikle başarır.

Sahte Papağan:

Gustave Flaubert yazdığını gerçek kılabilmesiyle ünlüdür. Kendisinin bu konuda oldukça ilginç deneyimleri vardır hatta. Örneğin Madame Bovary’yi yazarken Emma’nın hislerini aktarabilmek için az miktarda da olsa arsenik yemiştir (Kitapta bu aşamanın bu kadar detaylı anlatılmasına şaşırmamak gerek.). Saf Bir Yürek ‘i yazarken de önüne tıpkı Felicite’ninki gibi doldurulmuş bir papağan almıştır ve bu papağanı da öyküyü yazdığı süre boyunca önünde tutmuştur. Bu tabi ki Gustave Flaubert’in gerçekçilik için yapabileceği sınırsız şeylerden sadece biridir. Yine de hatırlatmakta fayda var Gustave Flaubert realist bir yazar değildir. sadece olan şeyi olduğu gibi aktarma konusunda oldukça ısrarcı ve bunu bize yansıtma konusunda da oldukça başarılıdır.

Giriş:

Kitabın sizi bir cümleyle kendine bağlayan bir girişi mevcut. Anna Karenina ‘nın giriş cülesiyle yarışır mı bilemem ama bildiğim tek bir şey var o da asslında bu giriş cümlesinin hem kitabı başlattığı hem bitirdiği hem de kitabı özetleyebildiği. Bir cümlede anlatılır Felicite’nin nasıl bir hizmetçi olduğu bu da kitabı özetlemek için de kitabı bitirmek için de ve kitabın orijinalinde olduğu gibi giriş cümlesi olarak kullanmak için de idealdir.

Saf Bir Yürek:

Kitap tam olarak adı gibidir saf bir yüreği anlatır. Bu saf yürek kendisinden para aşıran yeğeni için yıllarca hatta hayatı boyunca ağlayabilir bu insan. Peki fazla saf değil midir Felicite? Sizin de yok artık bu kadarı fazla dediğiniz bir zaman olmadı mı? Sizi bilmem ama benim oldu. Özellikle papağan konusu benim ilgimi oldukça çekti. Çünkü alaycılık Gustave Flaubert’in uzmanlık alanıdır. Kısacası Felicite de taşır bu alaycılıktan bir parça en azından ben öyle düşünüyorum. Buna rağmen kendisi yine de amacına ulaşmıştır zira zihnininiz resmen kilitlenir kitabı okurken. Bırakın kitabın alaycılığını sorgulamayı Felicite’ye ağlamak bile gelmez elinizden.

Saf Bir Yürek:
Etiketlendi:     

CansuEceKılıç

sıkılmaktan sıkılmış bir öğrencimsi, tanıdığı herkesi bezdirdikten sonra bütün dünyayı darlamaya karar verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir